Röportaj : Yasin Özçil ile Tataristan, Türkiye ve İş Dünyası Üzerine
“Tataristan, Rusya pazarına açılmak isteyen Türk iş insanları için
yalnızca ekonomik değil, kültürel olarak da güçlü bir kapıdır.”
Yasin Bey, biraz kendinizden bahseder misiniz?
Ben Yasin Özçil. İstanbul doğumluyum; iş hayatım boyunca ticaret, e-ticaret, dijital
pazarlama, ithalat-ihracat ve marka geliştirme alanlarında aktif çalıştım. İnşaat mühendisliği
eğitimi aldım; ancak pratikte daha çok girişimcilik, satış, pazarlama ve uluslararası ticaret
tarafında kendimi geliştirdim. Bugün hem Türkiye’de üretim ve ticaret kapasitesini
büyütmeye hem de Türk iş insanlarının yeni pazarlara açılmasına katkı sunmaya
odaklanıyorum. Benim için ticaret yalnızca ürün satmak değil; güven kurmak, kültürler
arasında köprü olmak ve uzun vadeli iş birlikleri inşa etmektir.
Şu an hangi sektörle ilgileniyorsunuz?
Şu anda ağırlıklı olarak evcil hayvan ürünleri, kuru kedi-köpek maması, perakende, e-ticaret
ve uluslararası ticaret alanlarında faaliyet gösteriyorum. Pets and Plants markamızla pet
sektöründe büyümeyi hedefliyoruz. Bunun yanında Türkiye ile Rusya Federasyonu, özellikle
de Tataristan arasında iş geliştirme, B2B görüşmeler, ticari heyet organizasyonları ve yatırım
bağlantıları üzerine çalışmalar yürütüyorum. Türkiye’deki üreticilerin Rusya pazarına daha
bilinçli, planlı ve güvenilir şekilde girmesi gerektiğine inanıyorum.
Tataristan ve Türkiye arasındaki ekonomik ve kültürel bağı okurlarımız için
değerlendirebilir misiniz?
Tataristan ile Türkiye arasında yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda derin bir kültürel ve
gönül bağı bulunduğunu düşünüyorum. Ortak tarih, dil benzerlikleri, aile yapısı,
misafirperverlik ve inanç değerleri iki toplum arasında doğal bir yakınlık oluşturuyor.
Ekonomik açıdan bakıldığında ise Tataristan; sanayi altyapısı, lojistik konumu, nitelikli insan
kaynağı ve Rusya pazarına açılan güçlü kapı niteliğiyle Türk iş dünyası için çok önemli bir
merkezdir. Türkiye ise üretim kabiliyeti, girişimci ruhu, esnek ticaret yapısı ve kaliteli
ürünleriyle Tataristan için güçlü bir partner olabilir. Bu ilişkinin daha kurumsal, sürdürülebilir
ve karşılıklı yatırım odaklı geliştirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Bildiğimiz kadarıyla Temmuz ayında bir iş ziyareti planlıyorsunuz. Bu iş
ziyaretinin içeriği nedir? Aynı zamanda okuyucularımız arasında iş adamları var;
onlarla birebir görüşmek ve tanışmak adına mesajınız var mı?
Temmuz ayında planladığımız iş ziyareti, Türkiye’den Tataristan’a yönelik ticari ve kültürel bir
köprü kurmayı amaçlıyor. Programın içinde iş insanlarını Tataristan’daki kurumlar, yerel iş
çevreleri, sanayi bölgeleri ve potansiyel yatırım alanlarıyla buluşturmak var. Hedefimiz
sadece bir gezi yapmak değil; somut B2B görüşmeler, yeni ortaklıklar, yatırım fikirleri ve
ihracat kanalları oluşturmak. Özellikle üretim, gıda, inşaat, sağlık, teknoloji, pet ürünleri,
makine, lojistik ve hizmet sektörlerinde iş birliği fırsatları görüyorum. Okuyucularınız arasında
Tataristan’la ticaret yapmak isteyen iş insanları varsa kendileriyle tanışmaktan, fikir alışverişi
yapmaktan ve onları doğru bağlantılarla buluşturmaktan memnuniyet duyarım. Benim
mesajım şu: Bu pazarı uzaktan izlemek yerine sahaya inmek, insanlarla yüz yüze tanışmak ve
güven ilişkisini yerinde kurmak gerekiyor.
Tataristan’da yatırım yapmak isteyen Türk yatırımcılara mesajınız ne olur?
Tataristan’da yatırım yapmak isteyen Türk yatırımcılara tavsiyem, bu pazara kısa vadeli
kazanç bakışıyla değil, stratejik ve uzun vadeli bir vizyonla yaklaşmalarıdır. Tataristan; Rusya
Federasyonu içinde güçlü sanayisi, düzenli şehir yapısı, eğitimli insan kaynağı ve yatırım
dostu yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Ancak her pazarda olduğu gibi burada da doğru partner,
doğru hukuk danışmanlığı, yerel mevzuata uyum ve güvene dayalı ilişki çok önemlidir. Türk
yatırımcıları özellikle üretim, gıda, tarım teknolojileri, inşaat malzemeleri, sağlık, turizm,
makine ve dijital hizmetler alanlarında ciddi fırsatların beklediğini düşünüyorum. Cesur olmak
gerekir; ama bu cesaret mutlaka araştırma, planlama ve doğru bağlantılarla
desteklenmelidir.
Tataristan’a en son ne zaman geldiniz? Ve Tataristan’da ilginizi çeken
sektörler hangileri?
Tataristan’a daha önce iş ve gözlem amacıyla geldim; son ziyaretlerimde özellikle Kazan’ın
düzeni, gelişmişliği ve iş kültürü beni etkiledi. Tataristan’da ilgimi çeken sektörlerin başında
sanayi, makine, inşaat, gıda üretimi, lojistik, teknoloji ve sağlık hizmetleri geliyor. Ayrıca pet
sektörü ve tüketici ürünleri açısından da Rusya pazarında ciddi bir potansiyel görüyorum.
Tataristan’ın hem üretim hem dağıtım merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiğine
inanıyorum. Özellikle Türk firmalarının burada yalnızca satış değil, yerel ortaklık ve üretim
fırsatlarını da araştırması gerektiğini düşünüyorum.
Rusya pazarına giriş için neden öncelikle Tataristan’ı tercih edersiniz?
Rusya pazarı büyük, geniş ve ciddi hazırlık isteyen bir pazardır. Bu pazara girişte Tataristan’ı
önemli bir başlangıç noktası olarak görmemin sebebi hem kültürel yakınlık hem de ekonomik
altyapıdır. Kazan ve Tataristan genelinde Türk iş insanlarının kendini daha rahat ifade
edebileceği bir ortam var. İnsan ilişkileri sıcak, şehir düzenli, sanayi altyapısı güçlü ve
Rusya’nın diğer bölgelerine ulaşım açısından da stratejik bir konumda. Tataristan bir anlamda
Rusya pazarını anlamak, doğru bağlantılar kurmak ve daha büyük ölçekli açılımlar yapmak
için güvenli ve güçlü bir kapıdır.
Tataristan’a geldiğinizde ilk dikkatinizi çeken kültürel bağlam olarak nelerdi?
Ve buraya geldiğinizde nasıl hissediyorsunuz?
Tataristan’a geldiğimde ilk dikkatimi çeken şey, kendimi tamamen yabancı bir yerde
hissetmemem oldu. İnsanların misafirperverliği, şehirdeki düzen, camiler, tarihi yapılar, aile
kültürü ve Türk dünyasına ait ortak izler bende güçlü bir yakınlık duygusu oluşturdu.
Kazan’da gezerken hem modern bir şehir görüyorsunuz hem de tarihle, kültürle ve
maneviyatla bağ kuruyorsunuz. Buraya geldiğimde kendimi yalnızca bir iş seyahatinde değil,
aynı zamanda ortak bir medeniyetin içinde hissediyorum. Bu duygu, iş ilişkilerine de
samimiyet ve güven katıyor.
Türkiye’den Tataristan’a gelmek isteyenlere söylemek istedikleriniz var mı?
Türkiye’den Tataristan’a gelmek isteyenlere tavsiyem, burayı mutlaka yerinde görmeleridir.
Sadece ticaret için değil, kültürü tanımak, insanlarla tanışmak, şehrin düzenini görmek ve
fırsatları hissetmek için de Tataristan çok değerli bir yer. İş insanları için ise şunu özellikle
söylemek isterim: Tataristan’a hazırlıklı gelin, sektörünüzü iyi analiz edin, doğru kişilerle
görüşün ve ilişkilerinizi güven üzerine kurun. Burada ciddi fırsatlar var; fakat fırsatların kalıcı
başarıya dönüşmesi için sabır, saygı ve profesyonellik gerekir.
Türkiye ve Tataristan kültürel ortak paydaları konusunda ne söylemek
istersiniz?
Türkiye ve Tataristan’ın ortak paydası yalnızca tarihsel bağlardan ibaret değil; aynı zamanda
dilde, aile yapısında, inançta, misafirperverlikte ve hayata bakışta da kendini gösteriyor.
Birçok kelimenin, davranış biçiminin ve geleneksel değerin birbirine yakın olması insanı
etkiliyor. Bu ortak paydalar, ekonomik ilişkiler için de çok güçlü bir zemin hazırlıyor. Çünkü
ticarette güven ve anlayış çok önemlidir. Kültürel yakınlık da bu güvenin kurulmasını
kolaylaştırır. Ben Türkiye ile Tataristan arasındaki ilişkinin Türk dünyasının geleceği açısından
da önemli bir örnek olabileceğine inanıyorum.
Tataristan mutfağında beğendiğiniz ve sevdiğiniz tatlar hangisi?
Tataristan mutfağı hem tanıdık hem de kendine özgü lezzetlere sahip. Özellikle üçpoçmak,
çak-çak, kısıtıbıy ve etli hamur işleri benim ilgimi çeken lezzetler arasında. Tatar mutfağında
hamur işi kültürü güçlü; bu da bizim Anadolu mutfağıyla bazı benzerlikler taşıyor. Yemeklerin
arkasında aile, misafirperverlik ve paylaşma kültürü var. Benim için bu lezzetler yalnızca
yemek değil; aynı zamanda Tataristan’ın ruhunu ve sıcaklığını hissettiren kültürel değerlerdir.



Yorum gönder